Gulyabani Evi Nerede? Korkunun, Öğrenmenin ve Aydınlanmanın Mekânı Bir Eğitimcinin Gözünden: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir eğitimci olarak her zaman şunu söylerim: Öğrenme, korkunun gölgesinde bile yeşerebilir. Korkmak, insanın düşünmesini engelleyen bir duygudur ama aynı zamanda farkındalığın da başlangıcıdır. İşte “Gulyabani evi” sorusu da bu bağlamda yalnızca bir mekânı değil, insanın öğrenme yolculuğundaki karanlıkla yüzleşme cesaretini temsil eder. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Gulyabani” romanında geçen o meşhur ev, aslında cehaletle aklın çatıştığı sembolik bir öğrenme alanıdır. Gulyabani Evi Nerede? Fizikselden Semboliğe Romanın geçtiği “Gulyabani evi”, İstanbul’un kenar mahallelerinden birindedir. Fakat bu ev, yalnızca coğrafi bir yer değildir; insan zihninin içindeki karanlık odadır.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Harcırah Maaşa Dahil mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Bağlamında Bir Değerlendirme Bazen bir iş seyahatine çıkarken ya da görev yerimiz değiştiğinde, “harcırah maaşa dahil mi?” sorusu yalnızca bir muhasebe meselesi gibi görünür. Oysa bu soru, çalışma hayatında adaletin, eşitliğin ve toplumsal cinsiyet dinamiklerinin de merkezinde durur. Bu yazıda, harcırahın yalnızca parasal değil, aynı zamanda sosyal bir mesele olduğunu birlikte düşünelim. Çünkü gelir adaleti, sadece rakamlarda değil; hislerde, fırsatlarda ve temsilde de ölçülür. Harcırah Nedir? Maaşa Dahil Olur mu? Harcırah, kamu ya da özel sektörde çalışan bir kişinin görev gereği başka bir şehre veya ülkeye gönderildiğinde yapılan yol, konaklama ve…
8 YorumBir Yazının Ne Zaman Yazıldığı Nasıl Anlaşılır? Felsefi Bir Bakış Bir filozof olarak, zaman, bilincin en zorlayıcı kavramlarından biridir. Tıpkı Herakleitos’un ünlü sözünde olduğu gibi, “aynı nehirde iki kez yıkanılmaz”. Zaman, her şeyin geçici doğasını gözler önüne serer. Peki, bir yazının ne zaman yazıldığını nasıl anlayabiliriz? Bu soru, sadece tarihsel bir sorgulama değil, aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji gibi derin felsefi soruları da gündeme getirir. Zamanın izleri, bir yazının doğasında nasıl gizlidir ve bu izleri nasıl açığa çıkarabiliriz? Bu yazıda, bu sorulara derinlemesine bir felsefi bakış sunacağız. — Zamanın Doğası ve Bir Yazının Evrimi Zaman, insanın düşünce biçimini ve…
Yorum BırakDevlet, Güç ve Dağıtım: Kargo Adrese Teslim Edilmezse Ne Olur? Bir siyaset bilimci olarak, toplumun en sıradan görünen işleyişlerinde bile iktidar ilişkilerinin derin izlerini ararım. Bir kargonun teslim edilmemesi, yüzeyde teknik bir aksaklık gibi görünse de, aslında bir güç, kurum ve vatandaşlık ilişkisinin kesiştiği bir mikro kozmostur. Devletin bürokratik işleyişinden özel sektörün sorumluluk anlayışına kadar, “kargo adrese teslim edilmezse ne olur?” sorusu, modern toplumun yönetim mekanizmalarını çözümlemek için mükemmel bir örnektir. İktidarın Görünmez Ağı: Kargo Sistemi Bir Yönetim Aracı mı? Her kargo firması, kendi içinde bir mikro-iktidar alanıdır. Bu alan, vatandaşın beklentisiyle kurumun düzeni arasında bir denge kurmaya çalışır. Kargo…
Yorum BırakBir psikolog olarak merakla başlamak isterim: Bizler başkalarının kararlarının ya da kurumlara yön verenlerin davranışlarının arkasındaki zihinsel dinamikleri nasıl çözeriz? Bir belediye başkanı seçildiğinde yalnızca bir ismi işaret etmiyoruz; o ismin arkasında bir bireyin bilişsel temsilleri, duygusal eğilimleri ve sosyal etkileşimleri vardır. Bu bakış açısıyla, “Gölpazarı Belediye Başkanı kimdir?” sorusunu yalnızca genel bilgiyle değil; bir psikolojik mercekten, insanların belediye yöneticileriyle olan bağlarını, beklentilerini, önyargılarını ve anlam arayışlarını da içerecek şekilde ele alacağız. Gölpazarı Belediye Başkanı Kim? Gölpazarı ilçesinin belediye başkanı Hayri Suer’dir. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Suer, 1976 İstanbul doğumlu, Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu; 2002–2018 arasında AK Parti’de çeşitli kademelerde görev almış; 31…
Yorum BırakMühürlü Ruşur Taşı Nedir? sorusu, geleceğin kişisel bakım ritüellerinde neyi temsil edecek? Belki de bir gün bu taş, sadece cilt bakımının değil, bütünsel yaşam felsefesinin simgesi haline gelecek. Bu yazıyı bir “cevap verme” değil, “beyin fırtınası yapma” denemesi olarak düşünün. Çünkü Mühürlü Ruşur taşı, hem geçmişin kadim bilgisini hem de geleceğin inovatif merakını aynı zeminde buluşturuyor. Gelecekte “temizlik” kavramı, suyun ötesine geçecek. Ruhsal, çevresel ve kimyasal temizlik birleşecek — ve bu birleşmenin sembolü muhtemelen Mühürlü Ruşur taşı olacak. Kozmetikten öte bir dönüşümün eşiğindeyiz. Kadınlar bu dönüşümün toplumsal dokusunu örerken, erkekler sistemin stratejik çerçevesini kuruyor. İkisi birleştiğinde ortaya çıkan vizyon, sadece…
Yorum BırakGiray Kardeşler Kimdir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak en çok ilgimi çeken noktalardan biri, insanların yalnızca birey olarak değil, ilişkisel bağlamda nasıl şekillendiğidir. Kardeşlik, bu bağlamda derin bir laboratuvar gibidir; sevgiyi, çatışmayı, dayanışmayı ve rekabeti aynı potada eriten bir deneyim alanı. “Giray Kardeşler” dediğimizde, aslında bir isimden çok daha fazlasını konuşmuş oluyoruz: kimlikleri, duygusal bağları ve toplumsal rolleriyle iç içe geçmiş bir hikâyeyi. Peki, Giray Kardeşler kimdir? Bu soruya psikolojinin farklı boyutlarıyla yaklaşalım. — Bilişsel Psikoloji Açısından Giray Kardeşler Bilişsel psikoloji, insanların düşünme, algı ve hafıza süreçlerini inceler. Kardeşlik ilişkisi de bu süreçlerin önemli…
Yorum BırakDoğal Gölet Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Metafor Bir eğitimci olarak her zaman şuna inanırım: öğrenme, biriktirmek değil; dönüşmektir. Öğrenci, bilgiyi sadece tüketen değil, onu doğayla, hayatla, insanla ilişkilendiren bir varlıktır. Tıpkı bir doğal gölet gibi… Yağmurların, kaynak sularının ve toprağın buluştuğu bu doğal oluşumlar, kendiliğinden bir denge kurar. İnsan müdahalesine gerek kalmadan, yaşamı içinde barındırır. Eğitim de böyledir; doğru koşullar sağlandığında, öğrenme doğal olarak filizlenir. Peki, gerçekten “doğal gölet” nedir ve bu kavramdan pedagojik olarak ne öğrenebiliriz? Doğal Gölet: Ekolojik Bir Tanımın Ötesinde Doğal gölet, yağmur, yer altı kaynakları veya akarsu taşkınları sonucu oluşan, insan eliyle kazılmamış…
8 YorumHuy Karakter Ne Demek? TDK’ya Göre Anlamı ve Günlük Hayattaki Yeri Herkesin içinde bir parça “huy” vardır. Kimimiz sabahları huysuz olabiliriz, kimimizse güler yüzlüyüzdür. Peki, “huy” kelimesi gerçekten ne anlama gelir? Bu soruyu çok sık duymuyoruz belki ama günlük yaşamda hepimizin çeşitli huyları, karakteristik özellikleri vardır. Her bireyin kendi “huy”ları, sadece kendisini değil, çevresindekileri de etkiler. Peki, TDK’ya göre “huy” ne demektir? Bu yazıda, kelimenin anlamını ele alırken, gerçek dünyadan örneklerle ve derinlemesine bir bakış açısıyla huyların insan hayatındaki yerini keşfedeceğiz. Huy Karakter Ne Demek? TDK’ya Göre Anlamı Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “huy” kelimesi, bir kişinin doğasında bulunan, kişiliği…
4 Yorumİstanbul Boğazı’nda Hiç Gemi Battı Mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: İstanbul Boğazı’nın Siyaset Bilimine Yansıması Bir siyaset bilimcisi olarak, toplumsal olayları incelerken çoğunlukla görünmeyen güç ilişkilerini ve iktidarın toplum içindeki etkilerini analiz ederim. Ancak bazen bir felaket veya büyük bir olay, aslında yalnızca toplumsal yapıları değil, aynı zamanda toplumların iktidar, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık anlayışını nasıl şekillendirdiğini de açığa çıkarır. İstanbul Boğazı’nda bir gemi kazası, belki de bu tür bir olayın en iyi örneği olabilir. Peki, Boğaz’da gemi batışı gibi bir olay gerçekten olmuş mudur? Sadece bir deniz kazası mı, yoksa…
Yorum Bırak