İçeriğe geç

Klasik Türk müziğinde 7 harfli bir makam nedir ?

Sevgili okurlar, Olivapizza ekibi olarak bugün “Klasik Türk müziğinde 7 harfli bir makam nedir” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.

Kayseri’de Sessiz Akşamlar ve İçimde Büyüyen Ses

Bunu da Okuyun: Kayra Özdemir Türk mü ?

Kayseri’de 25 yaşında biri olarak günlerim çoğu zaman birbirine benziyor gibi geliyor ama aslında her günün içinde farklı bir kırılma noktası saklı. Dışarıdan bakınca rutin: işe git, dön, biraz yürüyüş yap, bazen arkadaşlarla kısa bir kahve… Ama içimde, kimsenin görmediği bir dünya var. Günlüğüm o dünyanın tek tanığı.

Son zamanlarda içimde tuhaf bir boşluk var. Adını koyamadığım bir şey eksik. Sanki bir şeyler yarım kalmış gibi. Bunu ilk kez fark ettiğim gün, Kayseri’nin soğuk bir akşamında Erciyes’in rüzgârı yüzüme vururken kulaklarımda eski bir melodi çalmaya başladı. Ne olduğunu hemen hatırlayamadım ama içimi birden yumuşattı. O an, sanki uzun zamandır kaybolmuş bir şeyi bulmuş gibi hissettim.

Bir Gün Günlüğüme Düşen Ses

O akşam eve döndüğümde, kaloriferin tıkırtısı eşliğinde defterimi açtım. Yazmak, benim için nefes almak gibi. Ama o gün kelimeler değil, müzik çıkmak istiyordu içimden.

“Bugün bir şey oldu,” diye başladım yazmaya. “Bir melodi duydum ve içimdeki bütün sessizlik yer değiştirdi.”

Sonra durdum. Çünkü o melodiyi tanımlayamıyordum. Sadece his vardı. Ne neşeydi ne de tam anlamıyla hüzün. İkisinin arasında, ince bir çizgide duran bir duygu.

Ertesi gün işte mola verirken telefonumdan araştırmaya başladım. Türk sanat müziği makamlarını karıştırırken bir kelime dikkatimi çekti: Hüseyni.

İçimde bir şey “bu olabilir” dedi.

Klasik Türk Müziğinde 7 Harfli Bir Makam: Hüseyni

Ekranda yazan isme baktım uzun süre. Hüseyni.

Klasik Türk müziğinde 7 harfli bir makam nedir? diye kendi kendime sorarken buldum beni o an. Sanki bu soru sadece bir merak değil, içimdeki boşluğu dolduracak bir anahtar gibiydi.

Hüseyni makamı… Adını bile söyleyince içimde yumuşama hissi oluşuyordu. Ne tam bir sevinç, ne tam bir hüzün. Daha çok, geçmişe bakarken gülümseyip aynı anda iç çekmek gibi bir şey.

O gün ilk defa bu makamı dinledim.

Kulaklığımı taktım, Kayseri’nin kalabalık caddesinde yürürken dünya yavaşladı. İnsanlar yanımdan geçiyordu ama ben sanki başka bir zamanın içindeydim. Müzik, içimde bir yerlere dokunuyordu. Özellikle bir notada boğazım düğümlendi. Nedenini bilmiyordum ama gözlerim doldu.

O an anladım: bazı sesler insanı anlatır.

Müziğin İçimde Açtığı Kapı

Hüseyni makamını dinledikçe, çocukluğum aklıma geldi. Kayseri’nin eski mahalleleri, yaz akşamları, komşu kapılarının açık olduğu zamanlar… Annemin mutfakta sessizce bir şeyler hazırlarken mırıldandığı ezgiler…

O zamanlar müziğin ne olduğunu bu kadar sorgulamazdım. Sadece hissederdim. Şimdi ise her şeyin anlamını çözmeye çalıştıkça, sanki o hissi kaybetmişim gibi geliyordu.

Ama Hüseyni makamı bana bunu geri verdi.

Bir akşam yine günlüğüme yazdım:

“Bugün ilk defa içimdeki sessizliğin de bir melodisi olduğunu fark ettim. Belki de eksik olan şey ses değil, onu dinlemeyi unutmuş olmamdı.”

O yazıyı yazarken kendime itiraf ettiğim bir şey vardı: uzun zamandır umut etmeyi ertelemiştim.

Hayal Kırıklığı ve İçimdeki Yankı

Bazen insan en çok kendi içine kırılıyor. Ben de öyleydim. Üniversiteden mezun olduktan sonra hayalini kurduğum şeylerin bir kısmı gerçekleşmemişti. Bu beni dışarıdan sakin gösterse de içeride sürekli bir çatışmaya dönüştürmüştü.

Hüseyni makamını dinlediğim günlerde bu hayal kırıklığı daha net görünür oldu. Çünkü o makam bana şunu hissettirdi: “Kırılmış olman bitmiş olduğun anlamına gelmez.”

Ama bunu kabul etmek kolay değildi.

Bir gece Kayseri’de hava çok soğuktu. Pencerenin önüne oturup uzun uzun dışarı baktım. Sokak lambasının ışığı yere düşüyor, rüzgârla birlikte titriyordu. O an kulaklığımda yine aynı makam çalıyordu.

Ve ben ilk defa kendime yüksek sesle şunu söyledim:

“Ben hâlâ buradayım.”

Bu cümle garip bir şekilde içimi rahatlattı.

Hüseyni ile Gelen Sessiz Dönüşüm

Günler geçtikçe bu makam hayatımın bir parçası haline geldi. Sabah işe giderken, akşam dönerken, bazen sadece düşünmek için yürürken bile onu dinliyordum.

Ama en önemli değişim müzikte değil, bende oldu.

Daha önce görmezden geldiğim duygular yüzeye çıkmaya başladı. Kırgınlıklar, özlemler, pişmanlıklar… Hepsi birer birer kendini gösterdi. Ama bu kez kaçmadım.

Bir gün günlüğüme şöyle yazdım:

“Belki de büyümek, her şeyi çözmek değil. Sadece hissetmeye izin vermek.”

Bu cümleyi yazdıktan sonra uzun süre kalemi elimde tuttum. Çünkü ilk defa kendime karşı dürüsttüm.

Kayseri’nin Sokaklarında İç Sesimle Yürümek

Kayseri’nin sokakları bana artık farklı geliyordu. Eskiden sadece geçtiğim yerlerdi. Şimdi ise her köşe bir anıya dönüşüyordu.

Bir fırının önünden geçerken sıcak ekmek kokusu, bir anda çocukluğumu hatırlatıyordu. Bir parkta oturan yaşlı bir amca, sanki gelecekteki halim gibi geliyordu. Ve ben her adımda içimdeki müziği duyuyordum.

Hüseyni makamı, sanki hayatımın arka planına yerleşmişti. Ne tamamen neşeliydi ne de tamamen hüzünlü. Tıpkı benim gibi…

Ve bu benzerlik beni şaşırtıyordu.

Bir Karşılaşma Anı

Bir gün bir kafede otururken kulaklığım kulağımda, yine Hüseyni çalıyordu. Yan masada biri bana “Ne dinliyorsun?” diye sordu.

Kısa bir an duraksadım. Çünkü cevap vermek kolay değildi.

“Bilmiyorum,” dedim. “Ama içimi sakinleştiriyor.”

O kişi gülümsedi ve “Demek ki aradığını bulmuşsun,” dedi.

O an ne diyeceğimi bilemedim. Çünkü bulduğum şey bir cevap değil, bir hissetme biçimiydi.

“Klasik Türk müziğinde 7 harfli bir makam nedir” konusunu beğendiyseniz Olivapizza sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.

İçimde Kalan Son Yankı

Şimdi geriye dönüp baktığımda, Hüseyni makamı benim için sadece bir müzik değil. Bir tür iç yolculuk oldu.

Kendime sorduğum sorular değişti.

Artık “neden olmadı?” yerine “ben ne hissediyorum?” diye soruyorum.

Ve bu soru, hayatımı daha gerçek kılıyor.

Bazı geceler hâlâ Kayseri’nin sessizliğinde kulaklığımı takıyorum. Erciyes’in rüzgârı camdan içeri sızıyor. Ve müzik başladığında içimde tanıdık bir şey kıpırdıyor.

Ne tam bir mutluluk… ne de tam bir hüzün.

Sadece hayatın kendisi gibi.

Ve ben o an, içimdeki sesi dinlemeyi yeniden öğrendiğimi hissediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.muhendisforum.com.tr https://gine.com.tr https://gaca.com.tr Sitemap
vdcasino